Telefon : Tel :  0(224) 240 03 05 -06 

Estetik Cerrahi

Fonksiyonel Burun Estetiği

Estetik girişimler sağlık ile bağlantılı düşünülmelidir. Sadece görüntü düzeltme  bakış açısı yeterli olmaz. Yapılan her estetik girişimin fonksiyonel faydaları vardır. En azından fonksiyonu bozmaması gerekir. Meme estetiğinde duyunun kaybolmaması, göz kapağı estetiğinde gözyaşının akışında sorun çıkmaması, dudak estetiğinde içme ve konuşma fonksiyonuna zarar vermemesi modern estetik cerrahinin temel şartıdır. Örnekler çoğaltılabilir, ancak bunların arasında burun estetiğinin özel bir yeri vardır. Yüzün merkezinde olan ve görüntü için çok önemli olan bu organ sayesinde sağlığın temel şartı burun nefesini gerçekleştiririz.

 

Yeni Zelenda’da yaşayan Maorilerin, burunları birbirine bastırarak yapılan selamlaşma türü Hongi Olarak bilinir. Bu sırada yaşam nefesimiz karışır ve değiştirilir. Maori geleneğinde tanrı kadını şekillendirdikten sonra onu kucaklar ve burun deliklerine üfler. Hineahuone adındaki bu kadın hapşurarak yaşama başlar. Eskimo öpüşmesinin bir türü olan kunik olarak adlandırılan tarzda, burun ve üst dudak sevilen kişinin saçına ya da derisine bastırlıp derin nefes alınır. Burun yaşam soluğu için çok önemli bir organdır. Burun soluğu sağlık için temeldir. Daha sağlıklı bir yaşam için mucizevî ilaçlar ya da yöntemler peşinde koşmak yerine en temel önlemi almış oluruz. Burun estetiği yaparken burun solunumunu geliştirmek ya da korumak temel amaç olmalıdır.

 

Nefes ve nefeste burnun önemi ile ilgili bazı bilgiler:

    Nefes alma şekli karakterimizi belirler. Zayıf, güçlü, derin, yüzeysel, hırslı, sık, yavaş, kesintili, düzenli, düzensiz…

    Burun ve diyafram nefesi sağlığın temel koşuludur. Diyafram göğüs kafesi ve karın arasını ayıran güçlü bir kastır. Karın organlarına devamlı baskı ile karaciğer, safra kesesi, bağırsaklar ve diğer iç organlarınızın çalışması üzerinde çok olumlu etkilere sahiptir. Aslında diyafram nefesi ile doğarız. Ne yazık ki stres başta olmak üzere, aşırı dolu mide ve benzeri sorunlar ile bu doğal akış bozulur.

    Göğüs nefesi akciğerlerinizin sadece üst ve orta bölümünü doldurabilir.

    Her bir burun deliği beynin karşı tarafından sinir alır. Değişimli burun deliği nefes tekniği olan pranayama’nın hafızayı arttırdığı hatta kavrama gücünü arttırdığı ile ilgili bilimsel çalışmalar vardır. Burun döngüsü bilimsel olarak ispatlanmıştır. Bir burun pasaşı kanla şişer ve hava akımını azaltır. Diğer pasajdaki mukoza ise kasılır, direnci azaltır ve akımı arttırır. Bu 3-4 saat sürer ve zirve yaptığı noktada tamamen tıkanır. Bu tür bir döngünün iki beyin yarım küresi arasında dengeyi sağladığı düşünülüyor.

    Kötü nefes anerjiyi azaltır. Yaşam enerjisi dediğimiz, yogi doktrininde prana olarak enerji ancak burundan tam solunum ile elde edilebilir. Özellikle nefes alma ve vermenin sonundaki duraklamalar enerji için önemlidir.

    Diyafram solunumu akciğerlerin asıl oksijen değiş tokuşunun yapıldığı alt bölümlerini açar.

    Kötü postür yüzeysel nefese neden olur. Bu nedenle iyi nefes iyi postürle başlar.

    Ağız solunumu kalp damar sistemi ile ilgili sorunlara yol açar. Brezilya’dan Oliveira ve arkadaşlarının yaptığı çalışmada ağız nefesinin erken yaşlanmaya neden olduğu bulunmuştur.

    Burundan soluk verildiği zaman akciğerlerdeki hava birden boşalmaz. Bu durum akciğerlerin oksijeni daha fazla kullanmasını sağlar.

    Burun içindeki dokudaki sinir uçlarının solunumu düzenleyici etkisi vardır. Bu uyaran solunum kontrol edilir. Burun mukozası atlanırsa düzenli nefes bozulur. Hatta nefesin bir süre uykuda durmasına kadar götürür. Ağız nefesi refleks olarak akciğerlerden atılan havayı geciktirmek ister ve mukus adı verilen bir salgı salgılanır.

    Koku almak için burun solunumu şarttır. Koku alarak yaşam, yaşam kalitesine katkıdır. Fırından yeni çıkmış ekmeğin, yeni kesilmiş çimenin, toprağı yeni ıslatmış yağmurun ve bir bebeğin kokusu tam farketmeden yaşamak eksikliktir.

    Koku sağlık için sanıldığından çok daha önemlidir. Burundaki koku reseptörleri hipotalamus adı verilen beynin çok önemli bir bölümünün doğrudan uzantısıdır.

    Ağız solunumu horlamaya neden olur. Çok ciddi sosyal bir sorundur.

    Burun mukozası miramidase ve immunoglobulin salgılar. Bu maddeler çekilen havadaki virus ve bakterilerin temizlenmesinde yardımcı olur. Bu nedenle burun solunumu antimikrobiktir.

 

Burun estetiğinden sonra sesin değişimi

 

Ses sanatçıları, oyuncular ya da spikerler burun estetiğine karar verirken dikkatli olmalılar. Burun için kaviteyi daraltacak tarzda estetik işlemler hiponazalite denilen ses değişikliğine neden olabiliyor. Bu nedenle bu tür meslek gruplarında burun boşluğunu etkilemeyecek estetik burun ameliyatları daha çok tercih edilmeli.

 

Bu grubun dışında kalan kişilerin burun ameliyatı sonrası eğitimli analistler tarafından yapılan değerlendirmelerde ses değişikliği olsa da günlük konuşmada bunun önemli olmadığı sonucuna varılmıştır.